Leo’nun Hikayesi

2012 gibi yine Amerika trafiğiyle ağırlıklı Amazon’un affiliate programıyla gelir elde etmeye çalıştığım senelerde, artan yazı ihtiyacımı dışarıdan temin edecek biri bulabilmek için v7n webmaster forumunda ilan açtım. Tahmin edeceğiniz üzere, başta Hindistan olmak üzere malum medeniyetin kültür tecavüzüne uğrayan birkaç ülkeden insanla konuştuktan sonra Filipinlerden Leo ile tanıştık.

Leo, gramer açısından da standardın üstünde İngilizcesiyle ihtiyaç duyduğum konularda bana harika makaleler sağladı. Yaklaşık 6-7 ay çalıştıktan sonra kendisinin 2 çocuğu olduğunu ve veri giriş elemanı olarak çalıştığı şirkette benim makale taleplerimi yetiştirmek için geceleri çalıştığını bu çalışmanın sonucunda şirketin bilgisayarını kullandığı için de şirkete para ödediğinden bahsetti. Durumun vehametini idrak edince, benimle ve benzer ihtiyacı olan yakın çevreme de çalışarak Leo kendisine derme çatma bir bilgisayar edindi.

Artık Leo, bahsettiği kadarıyla Filipinler’de bir öğretmenin kazandığı maaştan çok daha fazla kazanıyordu ve Google Plus’ta ailesiyle birlikte çekindiği, en klişe deyimiyle sıcak yuva fotoğraflarını paylaşıyor, hıristiyan bayramlarında bana “biliyorum müslümansın ama” ile başlayan maillerle bayram tebrikleri gönderiyor ve ben de kendi çapımda çocuklarına hediye alması için küçük bonuslar gönderiyordum bu günlerde. Leo artık Filipinler standardında, mutlu ve nispeten tuzu kuru bir adamdı.

Tabi benden yaşça büyük olan bu adam beni 32 yaşlarında bir internet girişimcisi olarak tanıyordu. Kendisinden rica minnet benimle iletişimdeyken “sir” hitabından vazgeçmesini de zar zor alıştırmıştım. Malum düzenlerinde kendilerini hakları karşılığı finanse eden insanlara “efendim” hitabını uygun görüyorlardı. Bunu söylemeyi pek hoş görmesem de Leo’nun hayatında bir mihenk taşı olmuştum, o ürettiği özgün içeriğiyle sitelerimi besleyerek dönüşüm elde etmemi sağlıyordu, ben de anlaştığımızdan fazlasını, fazlasıyla hak ettiği için ona ödüyordum. Güzel bir güven ilişkisi kurmuştuk.

Hatırlarsanız, 2013’te Filipinler’de Haiyan Tayfunu olmuştu. Bu tayfun neticesinde Leo’dan bir süre haber alamadım. Maillerim cevapsız kaldı ve kendisine ulaşabileceğim başka bir iletişim kanalı yoktu.

Sonrasında “PLEASE HELP ME” aşağıdaki maili kendisinden aldım. Maili sabah erken saatlerde telefondan görüp başlığını okur okumaz laptop başında buldum kendimi. “Yaşıyorum ve ailem de güvende” ile başlayan cümlelerinin ardından daha önce bana mail attığını da belirtiyordu.

Screen Shot 2016-01-24 at 00.07.00

Bir süre devlet desteğiyle yaşayan Leo’nun ailesi ve Filipinliler sonrasında tekrar kendi yaşamlarına dönmeye başlayınca Leo da kendi başının çaresine bakmak durumuda kalmıştı. Attığı bir mailde, aşağıda kendisinin inşa ettiği sığınağın fotoğrafını atmıştı.

Attığı ilk mailde Leo’nun destek çağrısını kendi halimce karşılıksız bırakmadım. Sonrasında gelen bir mailde Leo ve ailesi teşekkürlerini böyle gösteriyordu.

thank you

Şimdiyse Leo, Upwork ve diğer freelancer sitelerinden iş alarak geçiniyor. Aynı zamanda bir Amerikan internet şirketi için dönemsel olarak uzaktan veri giriş elemanı olarak çalışıyor. Konuştuğumuz kadarıyla keyfi yerinde ve ailesiyle zaman geçiriyor sık sık. Kendisiyle eskisi gibi bir alışverişimiz yok ancak hala arada mailleşip Hangouts’ta chatleşiyoruz :)

Site Footer